in

Eiffel Kulesi Civarında Nereler Gezilebilir?

Paris’in en lüks mahallelerinden biri, Fransız burjuvazisi ve zengin göçmenlere ev sahipliği yapan 7e semtidir.

Paris’in güneybatı ucunu küçümser gibi bakan Eyfel Kulesi, 1889 yılında açıldığı zaman bir hilkat garibesi olarak görülmüştü.

Bugün ise, özellikle geceleri her saat başı yanıp sönen binlerce ışık parıldadığından aşık olunası bir simgeye dönüşmüştür.

Napolyon’un Mezarı

Elbette burada ölümsüz manzaralar da var. Altında Fransa tarihinin ufak tefek diktatörü Napolyon’un devasa kabrinin bulunduğu altın kubbeli kulesi ile birlikte yayılmış barok bir yerleşke olan Hôtel des Invalides dikkati çeker.

Nehir boyunda, Fransız Parlamentosunun merkezi, antik Yunan mimarisine 18. yüzyıldan bir saygı ifadesi olan Palais Bourbon bulunur.

Müzeleri Es Geçmeyin

Palais Bourbon’un yakınında ise modern, meşhur mimar Jean Nouvel tarafından yapılmış olan dikdörtgen Quai Branly Müzesi var.

Ustanın sızan duygusallığını ve bir zamanlar sanatçının evi ve Atölyesi olmuş olan Hôtel Biron’un bahçesi ve içini tasvir eden büyük ölçekli heykellerin bulunduğu Rodin Müzesi’ni es geçmeyin.

Eyfel Kulesi’nin doğusundan Sen Nehri boyunca uzanan yürüme yolu, sizi Paris’in en olağandışı müzeleri olan Les Égouts (Lağımcılar –ve gerçekten çalışan lağımcılar) ve Amerikan Kilisesi’ne doğru alıp götürecek.

 III. Alexandre Köprüsü’nden Geçin

Invalides’ten Grand Palais’ye kadar Sen Nehri’ni kaplayan şehrin en şatafatlı köprüsü III. Alexandre Köprüsü’nü geçin.

1896 ve 1900 yılları arasında inşa edilen bu yapı, süslü heykeller, melek figürleri ve Art Nouveau lambalarla bezenmiştir. Fransız – Rus dostluğunu kutlamak adına ise köprüye Rus Çarı’nın adı verilmiştir.

Arjantin’de Ne Yenebilir?

Londra’daki Alternatif Taksiler Hakkında Bilmeniz Gerekenler